Mükemmel Aşk, gözyaşı ile başlayan mıdır?

brlbo.com

– Evet! Hatta benim sana yerleştiğim gün epey bir mızmızlandığına tanık olmuştum.
– Senin yüzünden mi etim kopartılırcasına ağlamıştım?
– Eh, kolay değil, Aşk ile ilk karşılaştığında bir evrim geçirmen kaçınılmazdı.
– Bunun kolay yolu olsaydı yapar mıydın acaba?
– Kolay olanı zorlaştıran olarak bu soruyu sorman çok normal.
– Hayat sana göre kolay ise, nasıl oluyor da içinde var olduğun beden için o kadar olamıyor, sevgili Aşk?
– Beden yönetiminden bir tek Aşk sorumlu olmadığı için olabilir mi? Faturayı neden sürekli Aşk ödemek zorunda kalıyor ki; Akıl var, Mantık var nerdeyse AR-GE bile var ama hesap geldiğinde herkesin nedense bir Mazeret arayası geliyor.
– Niye bu kadar güçlü etkiliyorsun o zaman? Daha ilk tanışmamızda bile beni perişan ettiğini şimdi senin söylediğini hatırlatırım.
– Senin hatırlattığın o ilk Aşk; aynı zamanda çığlık çığlığa akan gözyaşlarını da dindirmişti. Bunu da ben sana hatırlatırım.
– Dünyaya gelir gelmez yetersiz bilgi dağarcığım yüzünden cehaletle suçlanmam heralde. Hele de niye gözyaşı döktüğümü bile bilmeden ağlıyorsam. Kim kimdir, burası neresi, neler oluyor bile diyemezken, beklediğin olgunluğu gösteremediğim için pardon.
– Önemli değil, genelde boş elle geliniyor, kucak dolusu sevgi ile gidiliyor. Sen de döktüğün gözyaşlarını ölçmek yerine, dökülmesine sebep olan sevgileri toplamaya devam et, kucağında daha çok yer var, rahat rahat depolayabilirsin. Üstelik kucağın dar gelirse ben sana yeni yerler de ayarlarım, malum bedende sözüm geçer, sen yeter ki topla.
– Senin söylemen kadar kolay toplanmıyor sevilmekle gelen sevgi.
– İşte, bu yüzden sevilmekle doğan o ilk Aşk mükemmeldir. İlk doğuşta Aşk!.. Koşulsuz, karşılıksız, ne olacağından ya da nasıl olduğundan bağımsız sevginin tüm saflığıyla dopdolu Aşk. Sevmeyi biliyorsan da bu sevgi ile doyurulduğun içindir, ardından gözyaşı döküyorsan da!
– Sana kalsa gözyaşı dolu bir ömürde yüzen balık olucam.
– Gözyaşı kötüymüş gibi söylüyorsun?
– Olmasa da olur. Hatta olmasın diye dilenir yaşanırken.
– İlk kez yerleştiğin o kucaktaki Sevgi ile dindirilen gözyaşların; bu yüzden hayatın boyunca, sevdiğin her şey için dökülüyor olabilir. Yine de gözyaşı olmasın diyebilir misin?
– Sen böyle söyleyince mükemmel Aşk; gözyaşı ile başlar ve gözyaşı ile biter olarak anlıyorum.
– Hayır, sadece başlar. Aslında Aşk; bitme özelliğine sahip değildir diye daha önce de söylediğimi hatırlıyorum ama muhtemelen, aklının mazaret iznini kullandığı bir ana denk düşmüş demek ki; kayda almamışsın. Tıpkı, her damlası sevgi dolu olan o gözyaşlarının; şimdi gözlerini yıkadığını ve hissettiğin sürece de tüm saflığıyla gözlerinde pırıltı olarak kalmaya devam edeceğini de kaydetmemiş olduğun gibi. Unutma, ilk Aşk tarafından kucaklandığında; can acıtıcı hava ile dolan ciğerlerin de dahil, tüm bedenin saf sevgi ile doldurulmuş oldu. (hiç unutmam, ben de birlikteliğimizin ilk başladığı gün olarak kayda geçirmiştim) Bu yüzden sevdiklerin için ağladığında, içindeki sevgi özünün yaşları süzülülür, göz pınarlarından taşarak.
– Bu yüzden mi ben üzülürken bile gülümseyebiliyorsun.
– Sana yerleştiğim günden beri (senin mutsuzluk olarak gördüklerinde bile) mutluluğun olduğum için, şimdi de kaybettiğini sandığın sevginin; içinde ve Sen ile var olduğunu hatırlatmanın gülümsemesi o.
– Yaşarken hafifletmiyor beni bu söylediklerin.
– Yaşamak olarak adlandırılan zamanın; seni, en azından o ilk kucakta taşınamayacak kadar ağırlaştırması yüzündendir.
– Peki, nasıl hafifleyeceğim?
– Yerçekimli ortama geldiğin ilk günden beri seni sevgiyle besleyen varlığın sana kattığı sevgisini yerçekimsiz ortamda büyüterek. Böylece sevgin büyüdükçe, ağırlığını da aynı oranda hafifletecektir.
– Neresiymiş o yerçekimsiz ortam?
– Düşüncelerin!
– […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir