Savaşla sevişmesek olur mu?

brlbo.com

Sabahları alarm gerilimiyle değil, güneşin doğuş huzuruyla uyanmayı alışkanlık edinenler muhtemelen bilmezler ama genelde sabahları sinir harbi yaşanır: Patlamayı bekleyen afyonlar, uyandırana karşı şiddet eğilimi, soğuyamadan içilmek zorundaki sıcak sıvıya öfke, kavgayla aşılan yol hikayeleri gibi.

Hangimiz; böyle bir ortamın başrolünde olmasak bile, figüranı olmaya zorlanmıyoruz?

Hayatımız; huzuru sağlamak için mücadele etmek zorunda kalmaya başladığımız andan itibaren -yani çocukluğumuza veda eder etmez- buna benzer bir tür savaş hali almadı mı?

Farkında bile olmadan savaşla sevişerek şiddetleri doğurmuş olabilir miyiz?

En yakınımızda olan ‘çok sevdiğimize’ bile hoş görülü olmak için uğraşıyor muyuz, hoş görünmek için uğraştığımız kadar?

Severken koklamadan, sevilirken ışıldamadan tüketiyor olabilir miyiz sevgiyi?

Aynı gezegeni paylaştığımız bir neslin; “Savaşma Seviş” önerisindeki özneyi ‘Savaşma’ olarak mı anladık yoksa?

Bu kadar çok sorunun, cevaplarının da içimizde bulunduğu tartışılmaz. Dikkatimizden kaçan minik bir ayrıntı bizim aslında kolayca sahip olduğumuz huzuru zor kullanarak kaçırdığımızı görmemizi sağlayabilir.

Günü sinir harbine çeviren tüm sebeplerin yok olmayacağını ve görmezden gelemeyeceğimizi bilecek kadar yetişkinleştirildik. Belki savaşlarımızdaki öfkeyi, sevişmelerimizdeki sevgiye bulaştırmamayı başarabilirsek dengeyi koruyabiliriz.

Sakince durup bir göz atmak lazım!

Sabah yine alarm çalacak hiç kuşkusuz, yapılması gereken işler, gidilmesi gereken yerler, tüketilmesi gereken saatler için.

Gülümseyelim !..

Sabahın ilk ışığına, o ışığı gören güzel gözlerimize, o gözlerin bebeği olan sevdiğimize.

Zaten gün boyu istemesek de dışımızdaki sinir savaşlarının içinde olacağız, bari gücümüzün kaynağı olan içimizdeki güzelliklerin etkisini duymazdan gelmeyelim.

Sahip olduğumuz ya da sahip olmak istediğimiz güzellikler için mücadele ediyorsak eğer, yine özneyi karıştırıp bu kez de mücadeleyi baş tacı etmeyelim.

Yok olmaz, ‘Savaşmak’ benim doğamda var!

diyerek ayrıcalıklı olarak kendilerine özel savaş modeli entegre edildiğini iddia edenler de, en azından huzur veren en güçlü kaynağa karşı ayrımcılık yapmayı deneyebilirler, çünkü;

‘Sevmek’ de hepimizin doğasında var!

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir