Sevgili Aşk, bu Karga çok mu kara?

brlbo.com

– Bukalemun intikamı mı bu soru?
– Aslında evet ama intikam değil. Çok renkli olmak ile hiç renkli olmamaya takıldım.
– Doğal olarak da soluğu bende aldın, cevap için!
– Başka soracağım duygum mu var?
– İyi de, Karga’nın karalığından sana ne?
– Bu güzelliğe beyaz daha çok yakışmaz mı? Baksana bi, haksız mıyım?
– Çok çok eskilerde, rivayetlere göre zaten beyazmış. Ancak kendine göre beğenmediklerini gidip Apollon’a şikayet edince; bedelini kara kargaya dönüşerek ödemiş.
– Bu bana bir uyarı mı oldu şimdi? Sanki, bende beğenmediğimi değiştirmek istersem, kendim mi dönüşürüm başka bir şekle?
– Hayır ama ısrar edersen değiştirmek ile ilgili, değişmeyecek olanları; ortaya çıkacak direnç yüzünden boşa harcayacağın güç ve zaman seni dönüştürebilir.
– Sevdiğimin daha güzel olmasını isteyemez miyim?
– Sevdiğin; zaten senin için yeterli bir güzelliğe sahipmiş ki sevmişsin! Ne diye renk ayarlarıyla oynuyorsun!
– Daha güzel olsun diye!
– Kendin için mi, sevdiğin için mi?
– O değişirse; daha iyi hisseder, daha çok mutlu olur, daha rahat eder.
– “Bana göre” diye eklemen gerekir bu isteğine.
– Ona verdiğim değere göre aslında, yoksa banane! ister gece karanlığı olsun, isterse gün aydınlığı.
– Bir de kabullenme seçeneğin var, sanırım göremediğin!
– Kabullenirsem değişmeyecek ki!
– Değişimi senin kararın değil, kendi kararı olmalı.
– O halinden memnun, yoksa çoktan beyaza büründürmüştüm.
– Sevdiğin senin için aşksesuar değil ki; dilediğin şekilde dilediğin zaman uygun olsun.
– Kendim için istiyorsam namertim!
– Tamam o halde mertliğini kabullenmek için kullanabilirsin. Sen değiş demesen bile, değişmesini istediğini belli ettiğin anda; Sen için değişmeye zorlamaya başlamış olacaksın. Her sevdiğini, sevdiğin için, istediğin şekle dönüştüremezsin. Bu dönüşüm onlar için cezaya bile dönüşebilir.
– Sadece daha iyi olur diye görüyorum.
– Sen görüyorsun, Sen analiz ediyorsun, Sen karar veriyorsun, Sen talep ediyorsun ama Sen değişmiyorsun!
– Değişmesi gereken ben değilim ki!
– Okuduğun kitapta sorun var diye matbaaya gidip “yeniden basın bunları… okunmuyor!..” diyorsun. Basılıyor, yüz sayfalık kitap sen okuyamadığın için beşyüz sayfaya çıkartılarak. En sonunda ağır gelmeye başlıyor elinde ve her sayfada beş on cümle yer alıyor; senin için ‘okunabilir’ hale getirilen kitap.
– O kadar da değil! Sevdiğin için değişmesini istemek bu kadar yük getiriyor olamaz.
– Haklısın olmaz. Ancak; değişim kendi’liğinden olursa yük getiriyor olmaz.
– Bari harflerin karakterini değiştirseydik!
– Belki de senin gözlük takma zamanın gelmiştir, çünkü; kendin değişmemekte ısrar etmezsen; başkasını değiştirmeye ihtiyaç duymayabilirsin!
– Yine bana mı kesildi fatura?
– Karga’nın karalığını şikayet eden sensin!..
– […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir